Yapay zekâ ve otomasyonun yükselişi, geleneksel iş kollarını sarsarken, enerji teknolojileri ve siber güvenlik gibi alanlar yeni fırsatlar sunuyor. Türkiye’de enerji, robotik ve otonom araç uzmanları yükselirken, rutin görevler giderek otomasyona yenik düşüyor.

Değişen Dünyada Meslekler
Ekonomist’in araştırmasına göre 2024 ve 2025’in olası popüler meslekleri belirlenmişti. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte yapay zekâ, büyük veri ve enerji sektöründeki mesleklerin öne çıkacağı öngörülüyordu. Goldman Sachs’ın yayınladığı bir rapor da yapay zekanın en çok etkileyeceği meslek konusunda bilgi vermişti. Raporda yapay zekanın büro işlerine ağır bir darbe vuracağı bildirilmişti.
Meslek sahibi olmak ne kıymetli. Ancak değişen dünya, sadece bir mesleğe sahip olmanın yeterli olmadığını, gelişen teknolojiye uyum ve kişinin kendini mesleğinde sürekli güncel tutmasının her zamankinden daha önemli olduğunu gösteriyor.
Türkiye’de en çok kazandıran ve öne çıkacak meslekler hangileri? Bu konuda Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2023 yılına ait verileri içeren Kazanç Yapı İstatistikleri raporuna 26 Aralık 2024 tarihli webtekno.com sitesinin haberiyle özetle bakalım:
Ülkemizde En Çok Kazandıran Meslekler
TÜİK’in 2023 yılına ait verilerine göre o yıl en yüksek yıllık ortalama 643 bin 739 TL brüt kazanç, finans ve sigorta alanında çalışanlar tarafından elde edildi. En düşük kazanç ise 202 bin 809 TL ile tarım, ormancılık ve su ürünleri alanında çalışanlarda kaydedildi.
Finans ve sigortayı yıllık ortalama brüt 605 bin 317 TL kazançla bilgi ve iletişim alanı takip ederken üçüncü sırada yıllık 461 bin TL kazanç ile kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor takip etti. Bu verilerin 2023’e ait olduğunu tekrar vurgulayalım. Aralık 2024 itibarıyla bu kazançların çok daha yüksek hâle geldiğini söyleyebiliriz.
Türkiye’de 2023’te yıllık ortalama brüt kazanç ise 305 bin 764 TL olarak kaydedildi. Cinsiyet bazında bakıldığında ortalama kazancın erkeklerde 314 bin 242 TL, kadınlarda ise 289 bin 720 TL olduğu görüldü. Tahmin edebileceğiniz gibi eğitim durumuna bakıldığında en yüksek kazancı yükseköğretim düzeyinde eğitim görenler elde etti.
Son olarak mesleklerde kadın ve erkekler arasındaki farklara da değinildi. Veriler, kadınlar ile erkekler arasındaki ücret farkının devam ettiğini gözler önüne serdi. Çoğu meslekte erkeklerin daha çok kazandığı gözlemlenirken en büyük fark %23,5 ile sanatkârlar ve benzeri işler, %22,9 ile teknisyenlerde karşımıza çıktı. En az fark ise %2.0 ile yöneticiler ve %7,2 ile hizmet ve satış elemanlarında görüldü.
8 Ocak 2025 tarihli bloomberght.com sitesi de Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 2025 İşlerin Geleceği Raporuna yer verdi. Habere özetle bakalım.
Türkiye’de Öne Çıkacak Meslekler
Raporun Türkiye’deki anket çalışmaları TÜSİAD -Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu iş birliğiyle gerçekleştirildi. Rapora göre, 2030 yılına kadar iş gücü piyasasında yaşanacak dönüşümün işlerin yüzde 22’sini etkileyeceğini ortaya koydu. Söz konusu dönüşüm sonucunda 170 milyon yeni rol oluşurken, 92 milyon rolün ortadan kalkacağı ve buna bağlı olarak net 78 milyonluk bir iş artışı gerçekleşeceği öngörülüyor.
Türkiye’de Enerji Teknolojileri İş Modellerini Değiştirecek
Genişleyen dijital erişimin, 2025-2030 döneminde Türkiye’de işgücü piyasasında önemli değişimlere yol açması bekleniyor. Bu durum, ülkede faaliyet gösteren firmaların yapay zekâ ve robotik gibi teknolojileri daha yoğun şekilde benimsemesinin önünü açacak. Ayrıca Türkiye’deki şirketlerin yüzde 60’ı, enerji teknolojilerinin iş modellerini dönüştüreceğini öngörüyor. Robotik Mühendisleri, Yenilenebilir Enerji Mühendisleri ve Otonom ve Elektrikli Araç Uzmanları, önümüzdeki dönemde öne çıkması beklenen meslekler arasında yer alıyor.
İşverenler, Türkiye’de 2030 itibarıyla iş başında gereken becerilerin yüzde 44’ünün değişeceğini tahmin ediyor; bu oran, küresel ortalama olan yüzde 39’un üzerinde seyrediyor. Yapay zekâ ve büyük veri, teknolojik okuryazarlık ile siber ağ ve güvenlik, ülkede en hızlı büyümesi beklenen beceriler olarak gösteriliyor. Bunun yanı sıra, çok dilli yetkinliklerin öneminin de küresel ortalamaya göre daha yüksek bir artış göstermesi dikkat çekiyor.
En Büyük Engel Beceri Açığı
Dünya çapında binin üzerinde şirketin katılımıyla hazırlanan rapor, günümüzde iş dünyasının dönüşümünün önündeki en büyük engelin beceri açığı olduğuna işaret ediyor. İşverenlerin yüzde 63’ü, karşılaştıkları en önemli zorluğun beceri eksikliği olduğunu vurgularken, mevcut işlerde gerekli becerilerin yaklaşık yüzde 40’ının değişmesi bekleniyor.
Yapay zekâ, büyük veri ve siber güvenlik alanlarındaki teknoloji becerilerinin talebi hızla artarken, yaratıcı düşünme, dayanıklılık, esneklik ve çeviklik gibi insani beceriler de kritik önemini koruyacak. Hızla değişen iş piyasasında, her iki beceri türünü de barındıran bir birleşik beceri setinin giderek daha gerekli hale gelmesi bekleniyor.
Ön saflarda yer alan roller ile bakım ve eğitim gibi temel sektörlerin, 2030’a kadar en yüksek iş artışını yaşaması bekleniyor. Yapay zekâ ve yenilenebilir enerji alanındaki gelişmeler de iş piyasasını yeniden şekillendirerek teknoloji veya uzmanlık gerektiren birçok rolde talebi artırıyor. Buna karşılık, grafik tasarımcılar da dahil olmak üzere rutin bazı rollerin talebinde gerileme gözleniyor.
2030’daki İş Piyasasında Önemli Değişim Bekleniyor
Tarım işçileri, kuryeler ve inşaat işçileri gibi ön saflardaki roller, 2030 itibarıyla en büyük mutlak iş artışını yakalayacak. Nüfus eğilimleri ve temel sektörlerdeki artan taleple birlikte hem hemşireler gibi bakım sektörü çalışanları hem de eğitim alanındaki profesyoneller için önemli bir büyüme öngörülüyor. Yapay zekâ, robotik ve özellikle yenilenebilir enerji ile çevre alanlarındaki gelişmelerin ise bu uzmanlıkları gerektiren rollere olan talebi artırması bekleniyor. Öte yandan, kasiyerler ve idari asistanlar gibi zaten gerileme eğiliminde olan rollere, üretken yapay zekânın yarattığı dönüşüm nedeniyle grafik tasarımcıların da eklenmesi dikkat çekiyor.
120 Milyon Çalışan İşsizlik Riskiyle Karşı Karşıya
Küresel ölçekte iş dünyasının dönüşümünü en çok zorlayan etmen olan beceri açığı, işverenlerin yüzde 63’ü tarafından geleceğe hazırlanmada başlıca engel olarak görülüyor. Küresel işgücünün 100 kişi olarak temsil edildiği bir senaryoda, 59 kişinin 2030’a kadar yeniden beceri kazanması veya mevcut becerilerini geliştirmesi gerekecek. Ancak bu kişilerin 11’inin söz konusu eğitim imkanlarına erişemeyeceği tahmin ediliyor. Bu da orta vadede 120 milyonu aşkın çalışanın işsiz kalma riskiyle karşı karşıya olabileceği anlamına geliyor.
Yapay zekâ, büyük veri ve siber ağ ve güvenlik alanlarındaki becerilere olan talebin en hızlı şekilde artması öngörülürken, analitik düşünme, bilişsel beceriler, dayanıklılık, liderlik ve iş birliği gibi insani beceriler de kritik önemini koruyor. Çok sayıda gelişen iş kolunda, teknoloji ve insani becerileri harmanlayan birleşik beceri seti giderek daha fazla talep görecek.
Şirketler İşgücünü Azaltmayı Hedefliyor
Yapay zekâ, iş modellerini önemli ölçüde dönüştürüyor. Küresel ölçekte işverenlerin yarısı, yapay zekânın sunduğu yeni fırsatları değerlendirmek amacıyla faaliyetlerini yeniden konumlandırmayı planlıyor. Bu değişime yönelik en yaygın yaklaşım, çalışanların yeniden beceri kazanmasına veya becerilerini geliştirmesine yatırım yapmak. İşverenlerin yüzde 77’si bu doğrultuda adım atacağını belirtiyor. Bununla birlikte, yüzde 41’i yapay zekânın otomatikleştireceği bazı görevler nedeniyle iş gücünü azaltmayı öngörüyor. İşverenlerin neredeyse yarısıysa, yapay zekâdan etkilenen pozisyonlardaki çalışanlarını farklı departmanlara kaydırmayı planlayarak hem beceri açığını kapatmayı hem de teknolojik dönüşümün insan üzerinde yaratabileceği olumsuz etkileri hafifletmeyi hedefliyor.
Hızla gelişen teknolojiler, iş dünyası liderleri, politika yapıcılar ve çalışanları iş birliğine zorluyor. Tüm paydaşların, bir yandan iş gücünü bu değişimlere hazırlamaya çalışırken diğer yandan da sektörler ve ülkeler arasında ortaya çıkabilecek işsizliği önlemek için sorumluluk alması gerekecek.
Maliyetler İş Modellerini Değiştirecek
Yaşam maliyetlerindeki artış, işgücü piyasasında dönüşüme neden olan başlıca etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. İşverenlerin yarısı, artan maliyetlerin iş modellerini dönüştüreceğini öngörüyor. Küresel enflasyonda gözlenen gerilemeye rağmen, fiyat baskıları ve yavaşlayan ekonomik büyümenin 2030’a kadar dünya genelinde 6 milyon işi ortadan kaldıracağı tahmin ediliyor. Bu zorluklar, dayanıklılık, çeviklik, esneklik ve yaratıcı düşünme gibi becerilere olan ihtiyacı artırıyor.
Demografik değişimler de iş gücü piyasasında önemli rol oynuyor. Yüksek gelirli ülkelerdeki yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine olan talebi artırırken, düşük gelirli ülkelerdeki artan çalışma çağındaki nüfus, eğitim sektöründe büyümeyi tetikliyor. Tüm bu farklılıklar, yetenek yönetimi, eğitim ve mentorluk odaklı iş gücü stratejilerini zorunlu hale getiriyor.